15/1/2008 - KALBİMİN KALDIĞI YER!..

Merhaba şuan blogumda bulunan misafirim.Selamların en güzeli sizinle olsun ben Aslı.Bilmiyorum uzun zamandan beri yazı yazmayı hiç istemedim.Çünkü iç dünyamda olan biteni nasıl anlatsam ,beni anlarmısınız ya da anlatabilir miyim diye tereddütte kaldım.Kalbimi öyle bir yerde bırakıp gelmişim ki , öyle bir dost muhabbeti ile karşılaştı ki bu yürek ,geri dönmek nedir bilmiyor. Yüreğiniz o dostların adını duyunca tüm kapılarını ardına kadar açar; onları buyur edermiş.. En gizli hazinelerden en güzel tebessümleri, gül kokulu sıcacık muhabbetleri ikram eder. İkram ettikçe bu sofra öylesine feyizlenir ki; genişler genişler ve ummanlara sığmaz olurmuş. Mekânsızlığın bir ücra köşesindeki sırça köşkün en esrarlı odasında; altın yaldızlı tahtalarda oturup gümüş işlemeli ibrik ve fincanlar eşliğinde bu feyzi yudumlar yürek dostları. Ramazan ayı geliyor ,içim öylesine coşuyor ki sanki nil nehir olup akmak istiyor ,denize kavuşmak için.Bir yandan hüzün dalgaları vuruyor yüreğimin sahiline.Üzülüyorum kalbimi unuttuğum yere gidemediğim için. O sırada içimden bir ses: 'Üzülme! Kaldır yüzünü yerden. Omuzlarından sarsıp kendine getirmek istiyor seni Sevgili. "Rabbin sana küsmedi ki..." Gözlerinin içine içine bak sevdiklerinin. "Rabbin seni unutup yalnız bırakmadı ki..." diyor.demesine yüreğimin en kanayan yerine pansuman yapıyor sanki.Kimselerin göremediği, hiçbir tabibin el sürmeye cesaret edemediği yerde kanayan yarama öylesine sanki pansuman yapılıyor.Melekler etrafta dualar ediyor, böylesine bir yarayı kimselere verme yarab diye.Nolur Allah'ım tekrar sana ve sevgilin Muhammed (s.a.s)'in yanına gelmemi nasip eyle.Yine ramazan bayramı geliyor.Aramızdan şanslı kaç kişi gidebilecek ,kaçımıza tekrar gidebilmek nasip olacak. Bayramlar özeldir ama özel bir davet karşılığı bir yerde misafir olup, orada bayram yapmak daha özel ve güzeldir.İnsan sevdiği, hoşnut olduğu bir gönül dostunu ağırlamak istemez mi?Kalbi oralardadır , elinde olsa bir rüzgar esintisinde ,gökyüzündeki bulut gibi gidecek.Ayaklarına zincirler vurulmasa.... (04/08/2009)
Kutsal topraklara gitmek,oradaki manevi atmosferi yaşamayı kim istemez? Her dakika boyunca Rabbime şükür etmek ile geçti tam 33 gün boyunca.19 gün Mekke'de kaldık ,14 gün Medine'de 2007 Ramazan ayında.Orada oruç tutmak bir başkaymış.İftarı Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi de açmak ve hayatında hiç göremeyeceğin insanlarla namaz kılmaz var mı omuz omuza ...bazen kalabalıktan sıkıldığın anlar bile olsa ,hatırladıkça özleniliyormuş. İçecek suyun varsa çekermiş insanı derler ya benim özlemim de böyle bir şey oldu...Zemzem suyunu hayatta içmediğim kadar doya doya içtim.Anladım ki su en büyük mucize.Hz.Hacer'i say yaparken insan daha iyi anlıyor.O ki bir anne.Evladı için iki dağ arasında çölün ortasında Rabbinden bir medet,bir umut bekliyor ve Allah ona evladı için zemzemi bahşediyor.Analar evladı için ağladığı zaman cennetin kapıları açılırmış .Ne kadar güzel bir söz...Peygamber Efendimiz (s.a.s) onu anlatamak imkansız.Bazı duygular vardır anlatılamazmış.Yaşamak lazımmış.... aklınızda bulunsun!!! Umre yada hac için eğer gidecek olursanız sakın bunları almayı unutmayın. -Mest,güneş kremi,güneş gözlüğü,Eğer kalp,tansiyon v.s. ilaçlarınız varsa yanınıza alıp gidin .Hatıra amaçlı fotoğraf çekmek istiyorsanız Mekke ve Medine 'de mescitler içerisinde fotoğraf çekimi için müsade edilmiyor.Hatta mescid'e girişte bayanların çantaları yoklanılıp fotoğraf makinelerine el konuluyor.Eğer ki yine de çekim yapmak istiyorsanız namaz vakitleri dışında yine de çekim yapabilirsiniz.Blogumda fotoğrafların çoğu kendi çektiğim fotoğraflardır.Orada almış olduğum djital fotoğraf makinesi ile amatörce yapmış olduğum çekimler,kendi çekimim olmayan fotoğrafı belirtiyorum.YAzımda Senai Demirci'nin La Tahzen yazısından alıntılar yaptım.Kendisine sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Bir de dualarınızın içinde bana da dua ederseniz çok çok sevinirim ...Allah'a emanet olun...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
8/1/2008 - GEZİ VAKTİ-3

Allah resulü'nün hicret yolculuğunda ilk durağı olan ve Medine'ye yaklaşık 5 km mesafesindeki Kuba 'da H.z Peygamber efendimiz (s.a.s) ve sahabelerin
hatıraları ile doludur.Hz. Peygamber, Kuba'da on dört gün aklmış ve bir mescit yaparak orada namaz kıldırmıştır.Medine'ye yerleştikten sonra da cumartesi günleri Kuba Mescidi'ni ziyaret eder vu burada namaz kıldırırmış.Anlatılanlara göre Peygamber efendimiz "her kim ki Cumartesi öğle namazını Kuba mescidinde kılarsa benimle bir Umre yapmış gibi sevap kazanır "demiş.Kuba Mescidi ruhen temizlenme Mescididir.
"Ta ilk günden takva üzere kurulan mescit,elbette içinde namaza durmana daha uygundur.Orada temizlenmeyi seven kimseler vardır.Allah da temizlenenleri sever."(Tevbe suresi,ayet:107)
UHUD

Medine'de ziyaret edilecek en önemli yerlerden biri de Medine'nin 5 km kuzeyinde yer alan Uhud'dur.Bedir savaşından sonra sahabenin yaptıkları ikinci büyük savaş burada vuku bulmuştur.Bedir'de bozguna uğrayan müşrikler intikam almak üzere çıkmışlardı bu savaşa.Hz. Peygamber efendimiz(s.a.s) gördüğü bir rüya üzerine Medine'yi içerden savunmak istemekteydi.Ancak Bedir savaşına katılmamış bazı gençlerin ısrarı üzerine düşmanla dışarıda karşılaşmak durumunda kaldı ve Uhud'a çıktı.Uhud Savaşı'nda resulullah Abdullah b. Cubeyr komutasında bir okçu birliğini , stratejik önemi bulunan bir boğazın yamacına yerleştirmiş ve onlara "Bizim onları yendiğimizi görseniz dahi bize yardıma koşmayın!" diye sıkı sıkı tembihlemişti.Buna rağmen , müşriklerin bozguna uğradığını gören bu okçulardan birçoğu "ganimet!ganimet!" diye bağırmaya başlamışlar, Abdullah b. cubeyr , onlara Hz. Peygamber'in emrini hatırlatmışsa da , dinlemeyip savaş meydanına inmişlerdi.Arkadan dolanan düşman süvari birliğince etrafı sarılan sahabe , iki taraftan da sıkıştırılarak hezimete uğramıştı.Kur'an da anlatıldığı üzere onlar, arzuladıkları galibiyeti gördükten sonra za ' fa düştüler.
Hz. Peygamber(s.a.s)'in bu okçu birliğine kesinlikle yerlerini terk etmemeleri direktifini vermesine rağmen, onların çoğu , ganimet sevdasıyla her şeyin bittiğini , maksadın hasıl olduğunu zannederek bu emri ihlal etmişler, kazanılan bir zaferin kaçırılmasına ,yetmiş kişinin şehid olmasına sebep olmuşlardır.Oysa komutanları Abdullah ile birlikte yerlerinde sebat eden okçular ise, " Biz Allah'ın Resulune itaat edip , yerlerimizde durur , onun emrini terk etmeyiz" diyerek emre itaati ,ahireti ve şehitliği tercih etmişlerdir.
İşte Uhud, sahabe için büyük bir imtihan , büyük bir dersti. İki zırh birden güymiş olmasına rağmen , Hz. Peygamber bu savaşta yaralanmış, mübarek dişi kırılmıştı.Komutanlarıyla birlikte sebat eden bu şehitlerin yanı sıra Hz. Pyegamber (s.a.s) amcası Hz. Hamza şehit edilmiştir.

Uhud dağına müslümanların gözünde ayrı bir özellik kazandıran husus ,Allah Resulü (s.a.s)'nün zikrettiğimiz Hadis-i şerifleri ile müslümanların bu dağa sığınmış olmalarıdır.(Buralara evler sonradan yapılmış.Evlerin arkasında bulunulan dağa yenilgiye uğracakları anlaşışılnca müslümanlar sığınmışlar.)



Hz. Hamza'nın Uhud'ta şehit olduğu ve gömüldüğü bölge.

Mekke'de çarşıda ,pazarda bir tane bile çalışan bayana rastlayamazken Medine'de karşılaştık.Ama bayanların yüzü halen peçeli.


Uhud dağı çevre manzaraları.


KIBLETEYN MESCİDİ

Bilindiği gibi daha önceleri Hz. Peygamber(s.a.s), namazlarında kıble olarak Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya yönelmekteydi.Aslında gönlünden kıblenin Hz.İbrahim'in kıblesi olan Kabe'ye çevrilivermesini geçiriyor ve bu doğrultuda bir vahiy bekliyordu.hatta kendisi Mekke'deyken Kabe'de kıldığı namazlarda,Rükn-i Yemani ile HAcer-i Esved arasından Kabe'yi önüne almak suretiyle hem Kabe'ye hem de Kudüs'e yönelmiş olmaktaydı.Hicretten yaklaşık bir buçuk yıl sonra arzuladığı şekilde Kabe'ye kıble olarak yönelme emrini veren Bakara süresinin 144.ayeti indi.
"...Seni elbette ,hoşlanacağın kıbleye döndüreceğiz.O halde hemen MEscid-i Haram'a(Kabe'ye) doğru dön.(Ey müminler) siz de nerede olursanız olun,(namazda) oraya doğru dönün."
Bu ayetin indiği haberini işitmeleri üzerine oradaki sahabe,namaz içerisinde yönlerini Kudüs'ten Kabe'ye çevirdiler.Bundan dolayı da bu mescide" İki kıble Mescidi" anlamına gelen "Kıbleteyn Mescidi" adı verildi.
HENDEK


Kureyş,Hayber,Gatafan,Fezare ve Esed oğulları gibi müşrik ,Yahudi ve münafık gruplardan oluşan ve sayıları on bini bulan müttefik kuvvetlere karşı yapıldığı için "Ahzab Savaşı";Selman-i Farisi'nin İran tecrübesiyle getirdiği teklif sonucu Medine'nin etrafına kazılan hendek'ten dolayı "Hendek Savaşı" diye anılan bu savaş Hicretin 5.yılında meydan gelmiştir.Müslümanlara Yüce Allah'ın yardımının somut bir şekilde ulaştığı yerlerden biri de bugün Yedi Mescitler olarak bilinen mescitlerin bulunduğu bir bölgedir.Hendek savaşının yapıldığı yerde Hz.Peygamber(s.a.s) efendimiz ve ileri gelen sahabilerin namaz kıldıkları ,dua ettikleri noktalara bu küçük mecsitler yapılmıştır.Günümüzde bir kaç tanesi hariç diğerleri kaldırılmış bulunmaktadır.
Bu mescitler (aşağıdaki fotoda ki) Mescid-i Nebevinin hemen arka tarafında yapılmış.




Osmanlı Tren garı.

Osmanlı Padişahlarından Abdülhamit tarafından Medine'de yapılan mescitlerden bir tanesi.Tren garının hemen yanında.İlk yapılan mescitlere göre daha büyük.

Suudi hükümeti İçişleri Bakanlığı binası.

Bilal-i Habeş Hz.'nin evi malesef yıkılıp yerine Suudi postanesi olmuş.Havanın nasıl sıcak olduğu bizim umre grubu hacıların halinden belli ...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/1/2008 - GEZİ VAKTİ-2
Mekke denilince zemzem,Medine denilince de aklımıza ilk gelen hurma olur.Taze hurma nasıl olur derseniz .İlk hali böyle kırmızı bir şekil.daha sonra kurutularak bizim bildiğimiz hurma rengine dönüşüyormuş.Bu halde yenilemiyor.

Medine'de hurma bahçeleri iklimin havasını öyle bir değiştiriyor ki Mekke'de yaşadığınız bunaltıcı sıcak yerine ılıman bir hava yer alıyor.

Medine'de alışveriş yapacağınız yerler neleri derseniz çarşı Mescid-i Nebevi'nin hemen bahçesinin bitişiğinde bulunuyor.Çarşıda fiyatlar Mekke ile aynı tek fark çalışanların Türk ağırlıklı olması.

Türk bayrağını görünce insan gurbette olduğu zaman daha çok etkileniyormuş.Memleket neresi olursa olsun.İster Ankara isterse İstanbul.vs. Türk gördüğü zaman hacılarda ayrım kalmıyordu.

Mekke ve Medine'de çarşıda en çok rağbet gören otlardan bir tanesi Hz. Fatma'nın eli denilen bir ot.Hastalara şifa niyeti ile suyu içiriliyormuş.yanındaki siyah renkli olan kuru ceviz.(yeşil kutuda olan)Karton kutudaki şifalı ot.

|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
4/1/2008 - MEDİNE-İ MÜNEVVERE

Hz.Peygamberi ve Peygamber Mescidini ziyaret ,sıradan bir ziyaret değildir.Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmaktadır:
"Ey iman edenler!Seslerinizi Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin.Birbirinize bağırdığınız gibi,Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın;yoksa siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir."(Hucurat,49/2)
Medine bir özlemdir.Medine'ye duyulan özlemin altında yatan,Peygambere duyulan özlemdir.Onun getirdiği değerlere duyulan özlemdir.Onun getirdiği değerlere duyulan hasrettir.Fakirlerin,kimsesizlerin,yoksulların,dulların,yetimlerin hiçbir zaman geri çevrilmediği makama sevgi,ilgi ve cömertlik kapısına duyulan özlemdir.İnsan verilen değerer,gönülleri kandıran Hikmet kapısına duyulan özlemdir.Kardeşliğe ,dostluğa ve samimiyete duyulan özlemdir.




Medine'de bulunulduğu süre içerisinde ,her namazınızı Mescid-i Nebevi'de kılmayı,frısat buldukça Ravza'yı ziyaret etmeyi;hadisi şerifte Cennet bahçelerinden bir bahçe olarak nitelendirdiği Hz. Peygamber efenedimiz (s.a.s) 'in evi ile minberi arasında izdihama yol açmamak,huzurunda olmanın edebini ihlal etmemek şartıyla iki rekat da olsa nafile nama kılmaya çalışalım.H.z Peygamber efendimizin dünyada en yakın dostları olduğu gibi, ebedi istirahatgahında da yanı başında bulunan Hz. Ebubekir ile Hz. Ömer'e de selam verip dua edelim.Medine'de Mekke'deki gibi umre ve tavaf yapılamaz.Medine'de Mescid-i Nebevi de 40 vakit namaz tamamlama şansımız var.Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.s.), Mekke'den Medine'ye (M.622) hicret ettiklerinde; Medine'de herkes O'nu misafir etmek istiyordu. Devesini serbest bıraktı ve devenin çöktüğü yere en yakın evde, Hz.Eyyub El-Ensari'nin evinde misafir oldu. Devenin çöktüğü boş arsa alınarak bir mescid inşa edildi. Mescidin inşası bittikten sonra, çevresine mescide bitişik birkaç oda yapıldı ve Hz.Peygamber buraya taşındı. Hz.Muhammed (s.a.s.), Medine'de bu odalarda kaldı ve orada vefat etti. Mübarek vücudu da vefat ettiği odaya defnedildi. Mescid daha sonraları büyütüldüğünden, Peygamberimizin kabri, bugün Mescid-i Nebi'nin içerisinde kalmıştır. Hz.Peygamberin kabri ile, hayatta iken hutbe okudugu minberin arasına ''RAVDA-I MUTAHHARA'' denilir. Peygamberimiz çoğu zaman namazlarını burada kılardı. O, buranın fazileti hakkında ''evimle minberim arası, cennet bahçelerinden bir bahçedir'' buyurmuştur.

Mescid-i Nebevi'nin tüm kapılarının üstünde Peygamber efendimiz(s.as)'in ismi yer alıyor.Osmanlı devletinin Mescid-i NebeviNin kapılarının bir tanesini bile görmek bizim için nasıl bir gurur kaynağı anlatamam.malesef Suudi hükümeti bizim Türklere ait olduğu için diğer dört kapının üzerinden simgeyi sildirmiş bir tanesi kalmış.

Malesef bayanlara yasak olan diğer bir bölge Medine'de Cennetül Baki kabristanlığıdır.Sadece erkek hacıların ziyaretine açık.Ben de fotosu olmadığı için başka bir yerden alıntı foto ekledim merak edenler için.

|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/12/2007 - Mekke'den Ayrılış....

Koskoca 30 günlüğüne 2007 Ramazan Umresi için geldiğimiz Mekke'de 19 günü tamamlamış ve ayrılma vakti gelmişti.Büyüklerimiz ne demişler 'Yediğin içtiğin senin olsun.gördüklerini anlat' diye boşuna dememişler.Ben de Mekke 'de 19 gün boyunca yaşadıklarımı anlatmaya çalıştım.Mekke şehrinden ayrılırken hafızamdan silinmeyen olaylar neler derseniz:İnsan su denizi ,kum denizi görebilir hayatında,yeşil denizi de görebilir ama bir insan denizi görebilir mi?Demek ki görebiliyormuş.Herkes aynı duygu,düşünce içinde ,tek bir yaratan için saf olmuş dönüyor.Adem ve Havva'nın tüm çocukları toplanıp gelmiş.Zenginliğin geçmediği.İnsanların yaratan önünde aynı durumda olduğu..Ve yaptığın ibadetten dolayı kınanmadığın,hiç kimseye hesap verilmeyen bir yer ...
Mekke'den Mescid-i haramdan ayrılırken hepimiz hatıramız olsun bir karelik de olsa fotograf deriz.Ama malesef buraa Mescid-i haram'ın kapısından içeri girişte bayanların çantaları yoklanılıyor.Fotograf makinesi görülünce girmeniz yasak.Ama yanınızda cep telefonu götürebiliyorsunuz.Cep telefonunuzun fotograf çekme özelliği varsa yaşadınız..Orada tüm umreci ve hacılar hatıra amaçlı fotograf çekiyorlar.Eğer rahat fotograf çekmek istiyorsanız Mescid-i Haramın ikinci katına çıkıp etrafı rahatça çekebilirsiniz polislere yakalanmadan.

Ayrılık vakti.Mekke -Medine arasında yolculuk başladı.Etraf göz alabildiğince kum.



Yolculuk sonunda Medinede bizi ilk karşılayan Hurma bahçeleri oldu.Anlatacak çok şey var ama kelimelerin gücü yetmez.2007 yılında yaşadığım en güzel günlerdi.Rabbimden dileğim herkese(bende dahil) 2008 yılı ve daha nice yıllarca bu mübarek toprakları ziyaret etmeyi nasip eylesin.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
TELBİYE
Lebbeyk Allahümme lebbeyk,lebbeyke la şerike leke lebbeyk
innel hamde ve'n-ni'mete leke ve'l-mülk,la şerike lek
Anlamı:"Buyur Allahım buyur!Emrindeyim buyur!senin
hiçbir ortağın yoktur.Emrindeyim buyur!Şüphesiz hamd
sana mahsustur.Nimet de senin ,mülk de senindir.Senin
hiçbir ortağın yoktur."
Hakkımda
Ey dost!Issız çöllerde aradım seni.Rüzgarlara sordum seni .Kalbim sende kalmış.Ağlama gözlerim.Ağlama yüreğim
Ölüm gelmiş başucumda varsın neyleyim, dost olmayınca...
Mekke'yle Medine arası yollar,
Çizik çizik, hasret yarası yollar,
Vardığı her nokta yine başlangıc,
Git gide Allah'a varası yollar,
Mekke'yle Medine arası yollar...
Necip Fazıl Kısakürek
"Sakın terk-i edepten,
Kuy-ı Mahbub-ı Hüdadır bu,
Nazargah-ı İlahidir,
Makam-ı Mustafa'dır bu."
Nabi
|